|
Kabakulak,damlacık enfeksiyonu ile insandan insana bulaşmakta ve
ateş,baş ağrısı,kulak ağrısı şeklinde belirtiler veren ve kulak memesi
hizasında yanaklarda tek veya çift taraflı şişliğe neden olan tükürük
bezlerinin iltihabıdır. Hastalık yapan kabakulak virüsü,vücuda
girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreasın
iltihaplanmasına ,beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına
(menenjit) ,erkek ve kadınlarda yumurtalıkları iltihaplanmalarına da
neden olabilmekte ve sağırlık,kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol
açabilmektedir.
Kabakulak Aşısı
Hastalık yapan bu üç virüsün zayıflatılması ve hastalık yapıcı
etkilerinin ortadan kaldırılması yoluyla geliştirilen üçlü
kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı,yıllardır tüm dünyada
güvenle kullanılmaktadır.
Bebekler anne karnındayken annenin bu hastalıklara karşı oluşturduğu
bağışıklık cisimciklerini ( antikorlar) almakta ve bu şekilde yaşamın
ilk aylarında doğal olarak korunmaktadırlar. Ancak,anneden geçen bu
antikorların yavaş yavaş ortadan kalkması nedeniyle bebekler 9. Aydan
itibaren korunmasız olarak kalabilmektedir. Bu nedenle tüm bebeklerin
9. Aydan itibaren mutlaka bir doz kızamık aşısı almaları gerekmektedir.
Kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı,eğer bebeğe 9. Ayda kızamık
aşısı yapılmadıysa 12. Aydan itibaren uygulanmalıdır. Fakat 9. Ayda
kızamık aşısı uygulanmışsa kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma
aşısının yapılma zamanı 15. Ay olmalıdır. Kızamık. Kızamıkçık ve
kabakulak karma aşısı olan bebeklerde ,nadiren aşıdan 5 ile 12 gün
sonra hafif ateş ve bazı hafif deri döküntüleri olabilmekte ve bu
belirtiler tedaviye gerek kalmadan 1-2 günde kendiliğinden
iyileşmektedir. Bu bebeklere doktor tavsiyesiyle bir iki gün süreyle
ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebilir . Kızamık. Kızamıkçık ve
kabakulak karma aşısı ,bu hastalıklardan herhangi birini geçirmemiş
erişkinlere de uygulanabilir. Aşı yapılacak kişinin örneğin önceden
kabakulak geçirmiş olması,bu üçlü karma aşının yapılmasını engelleyici
bir neden değildir. Sadece hamilelere uygulanmaması gerekir.
|
|
|
Çocukluk döneminin ağır ve ciddi hastalıklarından olan difteri,boğmaca
ve tetanos hastalıkları yapılan geniş aşılama çalışmaları ile önemli
derecede ortadan kaldırılmış olmakla birlikte maalesef tüm çabalara
rağmen bu hastalıkların kökü kazınamamıştır. Bu üç hastalık artık ender
olarak görülse de hastalığın ciddiyeti, olumsuz sonuçları ve ölümlere
yol açması bu hastalıklara karşı aşılamanın önemini açıklamaktadır.
Difteri
Difteri,salya ve tükürük gibi salyalarla temas edilmesi veya bu
mikropla kirlenmiş maddelerin (oyuncak vb. ) ağıza götürülmesiyle ve
solunum yoluyla bulaşmaktadır. Difteri mikrobu çok güçlü bir zehir
salgılayarak burunda ve boğazda solunumu engelleyici bir enfeksiyona,
kalp yetmezliğine, sinir sisteminde hasarlara neden olabilir.
Hastalanan her on kişiden birisi maalesef her türlü tedaviye rağmen
hayatını kaybetmektedir.
Boğmaca
Boğmaca tüm yaşlarda ve hatta erişkinlerde bile ortaya çıkabilen,nefes
almayı engelleyecek biçimde öksürük nöbetlerine neden olan bir
hastalıktır. Bu öksürük nöbetleri 6-12 hafta arasında sürmekte ve bu
nöbetlerin ardından birçok çocukta kilo kayıplarına bile neden olabilen
kusmalar görülmektedir. Ayrıca, boğmaca 1 yaş altındaki çocuklarda daha
sık olmak üzere zatürreeye,beyin ve göz içi kanamalarına ve ölümlere
neden olabilmektedir.
Tetanoz
Tetanos mikrobu, genellikle toprakta yaşayan, vücuda çok küçük yara ve
kesiklerden dahi girebilen bir mikroptur. Mikrop salgıladığı "tetanos
zehri" ile omuriliğe ve sinir sistemine zarar vermekte ve gelişmiş tüm
tedavi olanaklarına rağmen hala 10 hastadan 6'sının ölümüne yol
açmaktadır. Oksijensiz ortamda yaşayan bu mikrop paslı çivi, bıçak gibi
maddelerin yanı sıra cam kesiği, hayvan pisliği ve açık yaraların
toprakla temas etmesi ve sonucunda insanlara bulaşmaktadır.
Tetanoz hastalığı en sık yaşamın birinci ayının bitiminden önce
görülmekte ve "yeni doğan tetanosu" adını almaktadır. Yeni doğan
bebekler, tetanos mikrobuyla ya sağlıksız şartlardaki doğum esnasında
yada doğum sonrası göbek bağının steril olmayan koşullarda yapılması
nedeniyle karşılaşmaktadır. Doğum sonrasında göbek kordonunun mikropla
temas etmiş bıçak, jilet ve hatta cam ile kesilmesi sonucunda bebeğe
bulaşmakta ve kana karışan mikroplar yoluyla hastalık ortaya
çıkmaktadır. Bu bebeklerin hemen hepsi her türlü tedaviye rağmen daha
yaşamın ilk günlerinde ölmektedirler.
Tetanoz hastalığının bebeklerdeki en önemli üç belirtisi; emme güçlüğü
kasılmalar ve teskin edilemeyen ağlamadır. Bebekleri yeni doğan
tetanosundan korumak için, anne adaylarının gebeliklerinin 3. Ayından
itibaren mutlaka tetanos aşısı olmaları gerekmektedir. Tetanos aşısı
olmaları gerekmektedir. Tetanos aşısı hem anneyi hem de bebeği
koruyacağı gibi ne anne nede doğacak bebeğine karşı zararlı bir etkisi
olmaz. İster hastanede, ister farklı bir ortam ve koşulda doğum
yapılacak olsun tüm anne adaylarının aşılanması gereklidir. Bu uygulama
devletimizin sağlık politikasıdır.
Difteri,boğmaca ve tetanoz aşısı
(3'lü karma aşı)
Karma aşılar,çocukları difteri,boğmaca ve tetanoz hastalıklarına karşı
korumak için uygulanmaktadır. Yeni doğan bir bebek ,yaşamını ikinci
ayından itibaren 1-2 ay arayla 3 kez aşılanmalı ve ardından 18. Ayda
bir hatırlatma dozu yapılmalıdır. İlkokul 1. Sınıfında ise boğmaca
çıkarılarak,sadece difteri-tetanos karma aşısı yapılmalıdır. (bu
dönemde ayrıca verem,çocuk felci ve kızamık-kızamıkçık-kabakulak
aşıları uygulanmalıdır. ) gelişen bilim ve teknoloji,çok sayıda
hastalığa karşı tek enjeksiyon ile koruma sağlamaya yönelik yeni
aşıları geliştirme çabasındadır. Günümüzde difteri,boğmaca ve tetanos
aşılarına çocuk felci ve hib menenjit aşısı eklenerek oluşturulan beşli
aşı pasteur merieux connaught tarafından geliştirilerek kullanıma
sunulmuştur. Dünyanın ilk beşli aşısı olan bu aşı ilerdeki
bölümlerimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Aşı kola ya da bacağın
ön kısmına adale içi yolla ya da cilt altına uygulanmaktadır.
|
|
|
Çocuk felci hastalığının nedeni,polio virüsü denilen bir mikroptur.
Çevre koşularının kötü olduğu yerlerde suların,besinlerin mikroplu
dışkı ile kirlenmesi ve kalabalık ortamlarda havaya yayılan mikropların
solunmasıyla bulaşır. Hastalığa yakalanan çocuklarda hafif ateş,baş
ağrısı,kas ağrıları,bulantı -kusma gibi her hastalıkta görülebilecek
ortak bulgular mevcuttur. Bazı çocuklarda hastalık bu bulgularla
sınırlı kalırken , bazılarında ise ,kalıcı felçler meydana gelmektedir.
Felçler çok tipik olarak yumuşaktır. Yani kaslar sert ve kasılmış
durumda değildir. Felçler genel olarak, çocuğun kendini ayağa
kaldırmasında ve yürümesinde güçlük şeklinde ilk bulgularını verir.
Çoğu hastada felç olan bacak ya da kolda duyu kaybı yoktur. İğne
batırıldığında bunu hissederler. Bir yaşından büyük yaş grubundaki
hassas çocuklar ve yetişkinler mikrobu kaptıklarında felç gelişmesi
açısından daha büyük risk altındadırlar. Felç gelişen hastalarda ölüm
oranı %2 ile % 20 arasında değişmekte ancak ,beyindeki solunum
merkezinin etkilenmesiyle bu oran % 40'a kadar çıkabilmektedir.
Çocuk felci hastalığının çiçek hastalığında olduğu gibi ülkemizde ve
tüm dünyada kökünün kazınması için yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bazı
ülkeler bunu başarmıştır ama ne yazık ki Türkiye'nin de aralarında
bulunduğu birçok ülke için çocuk felci büyük bir sorun olmaya devam
etmektedir. Tedavisi bulunmayan ,kalıcı sakatlıklar ve ölümlere neden
olan bu hastalığın kökünün kazınması , ancak aşılanma ile mümkündür.
Hem bu açıdan hem de virüsün çevremizde yaygın olarak bulunması
nedeniyle çocuk felci aşılamasının önemi oldukça artmaktadır.
Çocuk felci aşıları
Günümüzde çocuk felci hastalığına karşı kullanılan iki farklı aşı
vardır. İnaktive çocuk felci aşısı (enjeksiyon şeklinde uygulanır ) ve
oral çocuk felci aşısı (ağızdan damla şeklinde verilir. ) inaktive
çocuk felci aşısı ölü aşıdır. Son derece güvenli ve etkin olması en
önemli özelliğidir. Yaşamın ikinci ayından başlayarak 1- 2 ay arayla
toplam 3 doz enjeksiyon şeklinde uygulanır. Bebek 18 aylık olduğunda
bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır.
Pasteur Merieux Connaught tarafından geliştirilen beşli aşı içerisinde
difteri,tetanos,boğmaca ve hib aşıları birlikte bulunmaktadır. Başta
sanayileşmiş ülkeler olmak üzere bir çok ülkede yaygın olarak
kullanılmaktadır. Çocuk felcine karşı bireysel korunmanın sağlanmasında
vazgeçilmez bir aşıdır.
Oral çocuk felci aşısı ağızdan damla şeklinde verilerek
uygulanmaktadır. Oldukça etkin bir aşı olmakla birlikte aşının
verilmesi sırasında çocuğun kusması ya da tükürmesi gibi durumlardan
olumsuz etkilenebilmektedir. Aşı uygulanması esnasında ishali olan
bebeklere bir ay sonra bir doz aşının daha uygulanması tavsiye
edilmektedir. Çocuk felcine karşı toplumsal korunmanın sağlanmasında
önemi vardır.
İnaktive ve oral çocuk felci aşılarının birlikte kullanımı
Yapılan çalışmalar,bu hastalığa karşı en iyi korunmanın inaktive ve
oral çocuk felci aşılarının ardışık kullanılması ile sağlanabileceğini
göstermektedir. Ardışık kullanım önce inaktive ,ardından oral olmak
üzere çocuğa farklı zamanlarda her iki aşının da verilmesi prensibine
dayanır. Birçok ülkede tercih edilen bu uygulama ;aşılamaya 2,4,6 ya da
2,3,4. Aylarda beşli aşı ile başlanan çocuklara 18. Aydaki hatırlatıcı
dozun ağızdan oral aşı şeklinde verilmesi ile gerçekleştirilmektedir.
İnaktive ve oral çocuk felci aşılarını ardışık kullanmanın sağladığı en
büyük avantaj ,inaktive aşı ile önce bireysel korunmanın
sağlanması,daha sonra oral aşı ile toplumsal korunmanın sağlanmasıdır.
Böylece çocuk felci hastalığına karşı hem bireyde hem de toplumda çok
güçlü ve kalıcı bir bağışıklama sağlanması mümkün olur. Çocuk felci
aşılarının her iki çeşidi de ,difteri,tetanos,boğmaca ve diğer çocukluk
aşıları ile birlikte ve aynı gün uygulanabilir. Aşı uygulanmasından
sonra annelerin bebeklerini emzirmesinde herhangi bir sakınca yoktur.
Aşıdan hemen sonra dahi bebeğe mama,süt ve diğer besinler
verilebilir,herhangi bir süre kısıtlaması yoktur.
|
|
|
Bebeğinizi hastalıklardan korumak için bilinmesi gereken herşeyi bu sayfalarda bulabilirsiniz.
|
|
|
Devamını oku...
|
|
 |
A- Bakımla ilgili
Bebeğin genel bakımı için gerekenler
Temizleme havluları
Bebek bezleri (Bebeğin boyuna ve kilosuna, büyümesine uygun seçilmiş ebatlarda)
Alt değiştirme ve bakım yatağı
Tırnak makasları (Bebeğin tırnaklarını güvenli ve pratik
olarak kesilmesini sağlar. Standard ve clipper (çıt çıt makas) tipleri
mevcuttur)
İlaç kaşığı (Bebeğe şurup veya ilaç içirmek için uygun büyüklükte olmalıdır)
Fırça tarak seti (Tarak ve yumuşak saç fırçasından oluşur)
Vücut termometresi
Göbek bağı bandı
Burun aspiratörü (Burun deliklerinde biriken mukozayı çeker, temizler, bebeğin rahat nefes almasını sağlar.)
Islak mendil
Temizleme pamuğu
Kulak çubuğu
Pişik kremi (Pişik oluşumuna karşı korur, ıslaklığa karşı
korur, cilt kızarıklıklarının geçmesine yardımcı olur. Bebeğin bez
bölgesinde, pişik oluşumunu ve tahrişleri önlemek amacıyla kullanılır)
Şampuan, sabun, bebek kremi (Bebeğin saç derisine uygun, saç
derisini bakteri ve mantarlara karşı koruyucu ancak deriyi tahriş
etmeyen, bebeğin hem saç hem vücut temizliği için kullanılabilir,
gözleri yakmayan ve nemlendiricileri sayesinde cildin kurumasını
önleyen özelliklerde olmalıdır)
Bebek büyotları 200 cc (Kumaş Kılıflı ve hayvan figürü kılıflı tipleri mevcuttur) |
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 28 - 36 Toplam: 169 |