Eczacılık Günü'nün ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli
görüşler bulunmaktadır. Eczacılık gününün, ilk eczacının diploma aldığı
gün olması gerektiğini iddia eden Remzi KOCAER, Farmakolog’taki
"Türkiye eczacılığının günü “1” "başlıklı yazısında bu günün; 25 Şaban
1259 yani 19 Eylül 1843 olduğunu iddia etse de, askeri tıp okulunu
kayıtlarına bakıldığında ilk diplomalı eczacı olan Ahmet Mustafa
Efendi’nin 10 Ramazan 1256’ da mezun olduğu görülmektedir. Bu tarih
üzerinde görüş birliğine varılmasına rağmen bunun günümüz takvimine
çevriminde farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Dr.O.Şeki Uludağ, bugünün 7
Kasım 1840'a rastladığını iddia ederken F.Nazif Uzluk bunun 2 Kasım
1840'a karşılık geldiğini iddia etmektedirler. Yapılan çevrimler ise
B.N.Sehsuvaroğlu’nun eczacılık tarihi dersleri kitabında da belirttiği
5 Kasım 1840 tarihini doğrulamaktadır.
Eczacılık günü hakkındaki ikinci görüş ise ilk
eczacılık sınıfının açıldığı tarihin eczacılık günü olması gerektiği
yolundadır. (14 Mayıs 1839’ da kurulan Mekteb-i Tıbbıye –i Şahane’de (
askeri tıp okulu) cerrah ve eczacı ihtiyacını karşılamak üzere iki
sınıf açılmıştır.
Bu eczacılık sınıfının hangi tarihte açıldığı
bilinmediğinden Türkiye Eczacılar Birliği’nin Kasım 1959'da
gerçekleştiği 3. Büyük Kongre’de 19 Mayıs'ın Eczacılık Günü olarak
kabul edileceği belirtilmiştir.
Kongrede eczacıların meslekteki gelişimleri, sorunları,
yapmaları gerekenleri topluca görüşebilecekleri bir eczacılık gününün
belirleneceği kararlaştırılmış ve konuyu incelemek üzere bir heyet
kurulmuştur.
Heyet üyelerinden (Neşit BAYLAV, Eylül 1967’deki TEB
toplantısında Eczacılık günü olarak Türkiye’de Eczacılık eğitimin
yapıldığı ilk okulun (Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane) açılış tarihini teklif
etmiş, bunun üzerine 14 Mayıs Eczacılık Günü olarak kabul edilmiştir.
İlk toplantı ise 14 mayıs 1968’de yapılmıştır.
|
|
Bilindiği gibi Hemşirelerimiz; hekimlerin en yakın
çalışma arkadaşları olarak ameliyathanelerde, yoğun bakım
servislerinde, acillerde, ambulanslarda görevini titizlikle yerine
getiren toplumun sağlıklı ve hasta tüm bireylerine büyük bir özen ve
şefkatle sağlık hizmeti vermeye çalışan saygın bir mesleğin
mensuplarıdır.
Hemşirelerimizi senede bir gün de olsa minnetle
anabilmek ve sorunlarına daha fazla eğilebilmek için 1964 yılından bu
yana, modern hemşireliğin öncüsü kabul edilen Florance Nightingale'in
doğumgünü olan 12 Mayıs ülkemizde “Hemşireler Günü” olarak
kutlanmaktadır. F. Nightingale Kırım Savaşı’nda(1854-1856 yıllarında)
İngiltere’den gelerek, Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda hemşirelik
yapmış ve büyük ün kazanmıştır.
|
|
10-16 Mayıs arası Sakatlar Haftasıdır. Sakatlık
insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde
değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir.
Sakatlar Haftası boyunca; sakatlık sorunu, sakatlığın önlenmesi ve sakatların eğitimi konusu üstünde durulur.
Sakatları Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın
değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını
kararlaştırmıştır.
- 10 Mayıs Sakatlar Haftasının açılışı
- 11 Mayıs Görmeyenler günü
- 12 Mayıs işitme ve Konuşma Kusurluları günü
- 13 Mayıs Ortopedik Sakatlar günü
- 14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Özürlüler günü
- 15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar günü
- 16 Mayıs Sakatlar Haftasına genel bakış.
|
|
Sağlık hizmetinin vazgeçilmez elemanlarından olan
ebeler için dünyanın birçok ülkesinde her yıl 5 Mayıs tarihinde birçok
etkinlikler yapılmaktadır. Bu günde başarılı ve örnek ebeler
ödüllendirilmekte, mesleğin sorunları ve çözüm önerileri sivil ve resmi
kurumlarca tartışılmaktadır.
|
|
"Global Initiative for Asthma (GINA)" kuruluşunun bir
aktivitesi olan, Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan
Estitüsü tarafından desteklenen Dünya Astım Günü nedeniyle her yıl 3
Mayıs'da çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir
Bu etkinlikler dünyada astım hastalığı dolayısıyla
sıkıntı çeken insanların tümünün zamanında tanı ve uygun tedavi
olanaklarına kavuşmasının gerekliliğini anlatmayı, sağlık personeli ile
işbirliği içinde hastalara astım hastalığı ile başetmenin yollarını
öğretmeyi ve hastalığın kötüleşmesine yol açan çevresel faktörlerden
sakınmanın yollarını anlatmayı amaçlamaktadır.
Astımın, son otuz yılda görülme sıklığının yüzde on
arttığı, bu artışın nedeninin de çevre kirliliği olduğu göz önüne
alındığında astım ile ilgili çalışmaların ve astıma karşı
bilinçlenmenin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 82 - 90 Toplam: 169 |